Gidiyor.
Bu kez sahiden gidiyor.
Hayatından tamamıyla çıkar gibi gidiyor.
İnsan bilir bunu.
İçinin bir yeri bilir…

0 notes

İnsanın başına türlü türlü kötü şey geliyor. En kötü şeyden bile bir umut çıkrabilmemi sağlıyor şu cümleler;

"Emine’nin ölümüyle son tutunduğum dal da kopmuş gibi büsbütün boşlukta kaldım. Kaybettiğim şey benim için o kadar büyüktü ki ilk önceleri bunu bir türlü anlayamadım. Ne de hayatımdaki neticesini ölçebildim. Sade içimde simsiyah ve çok ağır bir şeyle dolaştım durdum. Sonra bu haraplığa daha başka bir duygu, bir çeşit kurtuluş duygusu karıştı. Bir baskıdan kurtulmuştum. Artık Emine bir daha ölemezdi, hatta hastalanamazdı da. Orada zihnimin bir köşesinde olduğu gibi kalacaktı. Hayatımda birçok şeyler daha beni korkutabilir, başıma türlü felaketler gelebilirdi. Fakat en müthişi, onu kaybetmek ihtimali ve bunun korkusu artık yoktu. Her an onun hastalığının arasından etrafa bakmayacak, o azapla yaşamayacaktım. korku içimden doğru kabarıp büyümeyecek, dört bir yanımı kaplamayacaktı.
Hepsinden fenası, artık hiçbir şeye inanmıyordum. fakat korkmuyordum da. Olabilecek şeylerin en kötüsü olmuştu. Artık hürdüm.”

Aşk bir anafor değil onun için.

1 note

Ama nefretimiz neredeyse ayırt edilemiyor sevgimizden.

0 notes

Her şeyin üzerine insan çabasının boşunalığı duygusu çökmüş.

0 notes

Her şey deneme ve serüvendir. Sürekli bilinmedik miktarda karıştırıyoruz kendimizi. Ne çıkacak sonuçta? Bilmiyorum.

0 notes

Her şeyi derleyip toparlamalıyım.

0 notes

Demek ki değişikliğe karşı bağışık bir dünya var.

0 notes

İnsani bir anlamı olmadan ruhsuzca sürüklenen kelimeler.

0 notes

Ben ki her şeyden önce sevgiyle kucaklanmak isterim, yabancı kalıyorum, dışarda kalıyorum.

0 notes